13.6.08

Begüm'den mim

Begüm, çocukluktan gençkızlığa geçiş döneminden itibaren tanıdığım, nefis bir gelin olduğunda yanıbaşında izlediğim, bana ablalık duygusunu ikinci kez yaşayabilmeme fırsatı veren, "gerçek hayatımdan" bir renk.

Beni mimlemiş, "çocukluk ya da gençlikte başimiza gelen tehlikeli veya komik bir olay" ile ilgili...

Ben 5.5 yaşımda iken, kızkardeşim doğdu. Tabii 5.5 yaşındaki bir çocuk, yeni doğan bir bebeğe göre çok ileridedir. Kötü ile iyiyi, tehlikeli ile güvenliyi anlayabilir, değerlendirebilir. Ama 5.5 yaşındaki çocuk etrafındakiler ona "sen ablasın, abisin" deseler de henüz çocuktur. Meraklıdır, o sorumluluğu sırtlanamayabilir ve en doğalı kardeşini kıskanabilir :)

Ankara'da muhtemelen sıcak bir pazar günü, ailece Çubuk Barajı'na gittik. Herkes, bebekliği de şimdiki gibi güzel olan küçük kardeşimi seviyordu. Bu durum, birkaç ay öncesine kadar etrafa tek çocuk ve tek torun olan beni, ziyadesiyle geriyordu. Babam fotoğraflarımızı çekti. Annem kardeşimi kucağında tutuyordu. Benimle ilgilenmeleri için ne yapmalıydım?

Ne demiştim, annem kardeşimi kucağında tutuyordu! Bebek arabası boştu... Bebek olmanın nasıl bir duyguya benzediğini değerlendirmek için iyi bir fırsattı. Hemen arabaya oturdum. Oturur oturmaz araba eğimli piknik alanından, barajın kenarına doğru sürüklenmeye başladı. Annem babama bağırdı, babam peşimden koştu. Yanımdan hızla geçen ağaçların arasından, hiçbirine çarpmadan süzülürken, babam etraftakilere beni durdurmaları için seslenerek koşuşuna devam ediyordu. Bu ne büyük bir keyifti, ama beni durdurmak istemelerine çok içerliyordum. O kadar da büyük değildim ve arabayı kırmazdım ki...

O gün korkmadım, ama aklım erdikten sonra çokça şanslı olduğumu düşündüm. Geriye o günü canlı tutan fotoğraftan, az sonra yapacağı yaramazlığı planlayan bu gülümseme kaldı.




Bu mimi kime yollasam Sweety'i mimledim gitti :)