29.2.08

29 Şubat Abla Kardeş Günü

Kardeşimle aramda 5,5 yaş var. Kimileri yaş farkını duyunca "AaaaAAAaa çokmuşşşş" der, ben buna sinir olurum. Hele çocukken-ergenken daha fazla sinirlendirirdi. İkimiz de yetişkin olunca aradaki yaş farkı yok oldu. Biz birbirimize hiç benzemeyen ama çok benzeyen iki kardeşiz.

Üniversite'ye Ankara'ya geldiğimde, o zaman internetin kullanımı da çok olmadığı için sürekli birbirimize mektuplar yazardık. Ankara'dan attığım mektup 2 gün sonra elinde olurdu. Aynı şekilde onun mektubu da benim elimde... Şimdi o mektuplar bir koca kutuda duruyor. Kimi zaman oradan buradan, eski kitapların arasından çıkan unutulmuş mektuplar bizi gülümsetiyor. Bazen de kahkahalar şellale oluyor...
.
Gene böyle bir mektup terapisine şöyle başlamıştım;
.
"Bir gün bir abla, uzaktaki kız kardeşine bir mektup yazmış. Mektubu 29 Şubat'ta eline geçecek şekilde postalamış. Gerçekten de mektup 29 Şubat'ta kızkardeşinin posta kutusundaymış ve o günden sonra 29 Şubat Abla Kardeş Günü olarak kutlanmış. Abla, 29 Şubat'ı dört yılda bir geldiği için seçmiş ki, her sene birbirlerine masraf olmasın."
.
Gerçekten de mektubum ona 29 Şubat'ta ulaştı. Geç ya da erken gideceği tutsa, büyüsü kaçacaktı.
O günden sonra bu sanırım 3. Abla Kardeş Günümüz. Dört yılda bir kutladığımız için keyifli ve espirili. Biz, birbirimizi düşünmek için özel günleri beklemeyen kardeşleriz fakat cüce şubatın boyunun uzadığı bu gün, daha bir eğleniyoruz.
.
Tablo'yu Pablo Picasso senin için yapmış; dünyanın en Picassosever kardeşi için :) İyi ki benim kardeşimsin. Başkasının kardeşi olsaydın çatlardım herhalde :D

24.2.08

sobeli posta-çilekli pasta

İlk sobemiz Öykücü'den. "Yaptığın en aptalca alışveriş." Bu hususta Bembi'yi ve Kıymet'i sobeliyorum.

* Evlenmeden bir süre önce, o günkü maaşımın 1/4 ünü vererek aldığım nevresim takımıdır benim en aptal alışverişim... Satan kişi, annemin çok yakın bir çalışma arkadaşının kardeşi olduğu için "İğrenç bunlar." diyememiş ve o kişiden bir ürün almak zorunda olduğumuzdan çatır çatır parasını ödeyerek almıştım.

Halbuki beğenmediysen alma... "Benim tarzım değil." de, sen yıllarca her gördüğünde sinir olana kadar, bırak o bir kereliğine ve o anda bozulsun. Aptalca alışverişi duyunca aklıma ilk gelen bu o zamana göre pahalı ve bugüne göre kullanışsız nevresim takımı oldu. Normalde çıtçıtlı ya da düğmeli olur ya nevresim... Bunun ortasında bir eşkenar dörtgen pencere var, yorganı oradan içine yerleştirmek gerekiyor, ortasına da güya satenden süs koyulacak! Tam bana göre... 8 yıllık evliyim, o kadar zaman geçti sinirim geçmedi... Yazdım, gene geçmedi.




İkinci sobe Periliköşk'ten. "Uzun ince bir sobeyim" sobesi. Sobelenmek isteyenleri sobeliyorum :) Bilemedim.

İSİM VEYA LAKABINIZ: Deniz.

DOĞUM YERİNİZ: Ankara.

HOBİLERİNİZ: Fikir jimnastiği, araba kullanmak, yapboz yapmak, dizi filmleri eleştirmek, iplikler, boncuklar, kitaplar... Herşeye bir kulp takmak. Dergileri karıştırmak.

EN DEĞERLİ ÜÇ ŞEYİNİZ: Kızım, eşim ve ben :)

OLMAZSA OLMAZ DEDİĞİNİZ ŞEY: Su, hava, ağaçlar, ayakkabı, internet.

ETKİLENDİĞİNİZ BİR KİTAP: Sunay Akın'ın "Kırdığımız Oyuncaklar"ı...

EN SEVDİĞİNİZ ŞARKI: En çok Ege türkülerini severim.

GİTMEK İSTEDİĞİNİZ YER: Mardin'i görmeyi çok isterim.

EN YAKIN ÜÇ BLOG ARKADAŞINIZ: Yakın derken? Oturduğum semte yakınlar mıydı?

UNUTAMADIĞINIZ BİR ANI: Sadece birkaç yıl önce muhabir arkadaşımız ziyaretimize gelmişti. Fotoğraf makinesinin arkasında ekranı vardı ve ve bu tür bir yenilik beni şaşırtmış ve hayrete düşürmüştü.

BURCUNUZ: Terazi.

İLGİLENDİĞİNİZ SPOR DALI, YOKSA TUTTUĞUNUZ TAKIM: Hiçbir zaman takım sporu yapmadım. İşyerimizde masa tenisi oynarız. Çoktandır oynamıyoruz gerçi... Galatasaraylıyım.

İDEAL BİR KADIN NASIL OLMALI: Şu anda Popstar Alaturka var tvde. İdeal kadının Ebru Gündeş olduğunu öğrendik. Hanımefendi, güzel vs.

İDEAL BİR ERKEK NASIL OLMALI: Aynı programda Osmantan Erkır'ın da ideal erkek olduğunu öğrendik. Bülent hanım kendisine "35 karat pırlanta gibidir" dedi.

TEKNOLOJİNİN GELİŞMESİ OLUMLU MU, OLUMSUZ MU?: Olumlu. Marifet olumsuz kullanmamakta.

İCAT EDİLMESEYDİ NE YAPARDIM BİLMİYORUM DEDİĞİNİZ ŞEY: Bulaşık makinesi. Nefret ederim elde bulaşık yıkamaktan. Çamaşır da tabii.

İNSANLARIN SÖZLERİNE Mİ, YOKSA GÖZLERİNE Mİ İNANMALI?: Sözlerini, gözlerine bakarak değerlendirmek lazım.

HAYATTAKİ SEVİNÇ KAYNAĞINIZ: Kızımın varlığı. Ailemin sağlığı. Evdeki huzur, zenginlik budur.

HAYATTAKİ EN BÜYÜK KORKUNUZ: Kızımın gözü önünde ölmek.

MANTIK EVLİLİĞİMİ YOKSA AŞK EVLİLİĞİMİ: Mantık.

EN SEVDİĞİNİZ YEMEK: Zeytinyağlı kereviz.

EN SEVMEDİĞİNİZ YEMEK: Yoğurtlu dereotlu taze bakla.

BLOG SAHİBİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZ: Periliköşk... Onunla buluşacağımız mekana girdiğimde, karşıda oturan uzun kirpikli, güleryüzlü, güzel kadına gülümseyiverdim. Kızlarından tanırım diye düşünmüş, onu daha önce hiç görmemiştim. Adını bile önceki akşam öğrenmiştim ama parıldıyordu işte... Yanına oturup konuşmaya başladığımda, hiçbir yabancılık hissetmedim. Öylesine içtendi ki. O güne dek yazılarındaki okurluğum, kocaman bir sevgiye bıraktı yerini. Sevgi ve merakla, beğeniyle takip ediyorum :)

15.2.08

istemem yan cebime koy :)


Dün kabartmatozucuğumun 1. yaşını kutlamam gereken günmüş. Periliköşkümün yıldönümü yazısını bu sabah okuduğumda farkettim. Meğer sarı saplı Ikea alışveriş poşetinin fotoğrafını arayıp bulduğum günden beri 366 gün geçmiş :) 1 yıl sonra hayatımda nelerin olacağını tahmin edemezdim. Bana yorumlarınızla, sayfalarınızla, dostluklarınız ve arkadaşlıklarınızla kattıklarınız için tek tek teşekkür ederim.
Zaman içinde blogun içeriği değişse de, Ikea'dan gelecek bir "Mutlu Yıllar!" paketine hazırım :) İçinden de yukarıdaki kanepeler çıksa hiç de itiraz etmem!

3.2.08

çevirdiğim işler


YemekNâme'nin şubat sayısı, dopdolu içeriği ile sevgililer gününe özel hazırlandı. Kırmızı kapağı ile de pek şık doğrusu :)

Hazırladığım hediyelerin birisi 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle eşime teslim edilirken, diğeri 29 Şubat Abla Kardeş günü münasebetiyle kardeşimin oldu!

Deniz ne okusun :)

Başlığımın misafiri, Nazlı'nın kızı Deniz... Nazlı, "Deniz ne okusun?" diye sormuştu. E tatilin yarısı bitti, kalan kısmında okuması için önerilerim;
.

İlk önerim Yapı Kredi Yayınları'ndan, "Kış Masalları". Mevsim koşullarına uygun günler geçirdiğimiz şu günlerde görsel anlamda da doyurucu olacak bir kış kitabı.

.

Diğer önerim Yine Yapı Kredi Yayınları'ndan, "Mumuk Fotoğraflarda". "Mumuk" bir seri karekteri. Önceden takip edilsin ya da edilmesin, bir çizgi karekterin albümüne bakmak, onun hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek değişik ve hoş bir tecrübe olabilir.

."Dev Şalgam" ise Tolstoy'un bilindik bir öyküsü. Ekindu Yayıncılık'tan çıkmış. Dev bir şalgamı yerinden kıpırdatamayan çiftçinin, eşinden, çocuğundan, köpekten vs. destek gelir, ancak zincirin son halkası minnacık bir faredir. Bu benim çocukluğuma dair çok net ve tatlı bir hatırası olan bir kitaptır. Benim kitabım Rusya'dan (SSCB idi o zaman elbette) gelmişti dolayısıyla Rusça idi. Anlamasam da harika resimlerine bakmak beni mutlu ederdi. Birlikten kuvvet doğduğunu gözler önüne seren ve bence çok anlamlı bir kitap.

.

Bir de "Kız Çocuklarına Resimli Öyküler" kitabımız var Bilge Kültür Sanat tarafından hazırlanmış. Kitabın bir de erkek çocuklar için olanı var :) Deniz de Bilge gibi pembeci değil anladığım kadarıyla. Belki her ikisini de okumak hoşuna gidebilir :)

Deniz'e bol kitaplı günler...