Dünyamız 4.5 milyar yaşında. Artık bizlerin de sayesinde kendini yenileme yeteneğini yitirdi yitirecek. Bizler saygısızca kullanıyoruz dünyanın bizlere sunduğu kaynakları. Fütursuzca kirletiyor, ardımıza bakmadan kullanılmaz hâle getiriyoruz. Hiç bitmeyecekmiş gibi sömürüyoruz.
Dünya devleri Kyoto'yu imzalasa mı imzalamasa mı, uygulasa mı uygulamasa mı diye düşünürken, bizlerden bireysel çaba göstermemiz bekleniyor. Arazi açmak için canım ormanlar yakılırken, fabrikaların zehirleri yeraltı sularına karışmak üzere varillerle toprağa gömülürken, pahalı olduğu için filtreler fabrika bacalarında geceleri kullanılmazken, bizlerin payına aşağıdaki önlemler düşüyor.
Evet, yıllardır suyumu boşa akıtmıyorum. Suyu ekonomik kullanmaya yarayan aparatlar kullanıyorum. Evet, elektiriği açık bırakmıyorum, her elektrikli aleti fişten çekiyor ya da düğmesinden kapatıyorum. Bunu yıllardır böyle yapıyorum.
Evet, kullanılabilir atıklarımı toplayıp poşetlerde biriktiriyorum. Belediyenin bu hizmeti başlamadan önce de kağıtlarımı ve camları ilgili kumbaralara atarak değerlendiriyordum. Dolu birer pet şişeyi rezarvuara yerleştirerek ayrıca rezervuar ayarını yaparak neredeyse yarı yarıya az su tüketimi sağlıyorum.

Şarj edilen piller, Adana kaçak pazarında satılmaya başladığından beri şarjlı piller kullanıyorum. Şarj edilmeyen tek kullanımlık pilleri, biriktirip özel kumbaralara atıyorum.
Bahçemi iki yıldan beri sulamıyorum. Bahçesini sulayarak hepimizi susuz günlere daha da yaklaştıran duyarsız, düşüncesiz ve bencil komşularımı ilgili kurumlara şikayet ediyorum.
Bütün bunları yapıyorum, çünkü herbiri küçük bir çocukken annem tarafından beynime kazınmış.
Rüzgâr ve güneş enerjisinin normalleştiği, fosil yakıtlarından, nükleer enerji ve kimyasal atıklardan uzak bir dünya hayal ediyorum. Çocuklarımız ve dünyamızın geleceği için...