Ara
Bahar gelmeden yaz geldi, ruh halleri birbirine karıştı. Baktııııım baktım, bir türlü hangisini beğenebileceğime karar veremedim. Herbirini teker teker hayal ettim salonumda. Hatta sadece salonda değil, boş duran antreme bile bir köşe yaptım. Çok hoşuma gittiler, özellikle altlarını temizlemek çok pratik. 110 kiloluk kanepemden kurtulursam, evime yerini değiştirmek kolay olan bu koltuklardan alacağım. Salondakiler eskimediler, daha 5 yıllıklar. Ne çabuk bıktım... Kirazlılar nostaljik geldi, eskiden evimizde kirazlı kanepelerimiz vardı.

Kıymet sormuş, ben söyleyeyim. İstanbul'daki gibi ulaşılması için kıta değiştirmek gerekmeyen İkea Ankara 2008 Sonbaharında cüzdanlarımızı boşaltmak üzere hizmete başlıyor. Habere göre araziyi tahmin edecek olursak kabaca yukarıdaki sonuç çıkıyor. İlk günler gidilmesi imkanlı görünmeyen mağazanın Ümraniye'deki açılışında oluşan kuyrukları dikkatli bakarsanız görebilirsiniz :)
Şimdi farkediyorum ki, neredeyse tüm saatleri 10:09 şeklinde ayarlamışlar. Demek saatlerin en gösterişli pozu verdiği an bu imiş. Evimizde bir duvar saati yok. Bembi'nin evindeki duvar saatinin ebadından sonra, diğerlerine saati bile denmez ama, ORIGINAL adlı saat bizim duvarımızda uyabilir. Buyruğa boyun eğmediği için PUGG en fazla saygıyı hakediyor :) Çünkü 08:22'yi göstermeyi tercih etmiş. Objektife bakmayı reddetmiş gibi...
Kutular, evimizde düzeni sağlayan ve döküntülerimi gizlediğimiz dekorasyon unsurları. Kutu yapmak pek basit aslında. Kartondan ya da boş bir ayakkabı kutusundan, dilediğimiz renk ve desende kendi kutumuzu tasarlamak gayet kolay. Üzerini vernikledikten sonra kullanabileceğimiz bu kurtarıcılara, evimizin her köşesinde yer verebiliriz.
Ömrüm boyunca evin içinde çiçek bakamadım. Kuruttum, soldurdum, ama bakabilenlere ve golf sevenlere, saksı serisi :)