17.12.07

takıntılar

Biyonikkedi'ye sipariş vermiştim, "Bir daha sobede beni sobele." diye :) O da unutmamış, sağolsun.

* Yoğurt, labne peyniri, ketçap, mayonez gibi gıda maddelerinin kapakları altında folyo vardır. O folyoyu açarken, kabın üzerinde bir minik parçacığının bile kalmasına tahammül edemem. Mutlaka bütünüyle üzerinden çıkmış olmasını isterim. Önce bunu yazdım, çünkü bir süre önce takıntılar sözkonusu olsa ilk bunu yazmalıyım diye düşünmüştüm.

* Dışarıda çekirdek yediğimde mutlaka kabuklarını avucumda biriktiririm. Asla yere atamam. Alışkanlık hem de takıntı.

* İş yerinde başkasının kullandığı bir klavye, monitör, masa ya da kalemlik bana geçecekse, mutlaka dezenfektan ile sildiririm. Telefonumu yabancı birisi ellediyse, silmeden kullanamam. Silmeden kullandığım herşey beni kaşındırır.

* Yolculuğa giderken mutlaka kırmızının koyu bir tonundaki ojemi yanıma alırım.

* Sigara dumanı olan kapalı bir mekanda oturamam. Arıza çıkarırım :)

* Yapboz yaparken kutuyu açtıktan sonra hemen kenarları ayırırım, dizerim ve eksik olan kenar parçası 1 tane bile olsa, kutudaki bütün parçaları tek tek kontrol edip onu bulmadan yapmaya başlayamam.

Daha da vardır muhakkak, aklıma gelen ilk birkaçını yazdım. Şart 3 kişiyi hedef göstermekmiş :) O zaman ben de yeni tanıştığım Nazkız, sobe borcum olan Çekirdeksizüzüm ve bundan sonra her sobelendiğimde sobeleyeceğim Periliköşkcüğümü sobeleyeyim :))

3 yorum:

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

DENİZ BANA TAKINTILARIN NEDENSE ÇOK SEVİMLİ GELDİ...

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

vay canına ,karşımda eski günlerin acısını çıkartmak isteyen dişli bir hatun...he he ..
of ya of ,böyle düşünmek güzel oluyor da bunu yazıya dökmesi var ya...
takıntılarımız da temizlik alt yapılı seni titiz seni....

rumuzgoncagül dedi ki...

kırmızı oje hariç hiçbiri şaşırtmadı desem...