15.10.07

blog action day - iyimser yaklaşım (50 yıl sonra)

Bu yazıyı birinci bloğumda yazmıştım. Fotoğraftakiler gerçekten babaannem ve anneanneme benzediği için çok sevmiştim. Fotoğrafı bulduğum yeri kaydetmediğim için sahibinden özür dilerim ve gelecekte dünyamızı çevreye ve üzerinde yaşayan tüm canlılara duyarlı kişilerin yönetmesini umarım.



Yıllaaaar geçmiş. Ben artık yakını göremez olmuşum. Gözlüklenmişim. Kardeşim de ben de halamızın nikahlarımızda hediye ettiği inci kolyelerimizi, yaşımızın gerektirdiği uzunluğa getirmişiz yıllar içinde. Ben ilerleyen yıllarla birlikte babaanneme benzemişim. Kardeşim daha çok anneannemin şeklini almış.

Dünya erimiş bitmiş fakat evlerin içi; tepkimelerle elde edilen yeni bir soğutma sistemi kullanıldığı için dışarıdan daha serin ve yaşanılabilir. Gene de, bizim bir alt kuşağımız (indigo) akıllı davranmış ve küresel felaketin etkilerini yaşayacak insan sayısını minimum tutma konusunda elinden geleni yapmış. Yani torunum yok. Kızım benden akıllı.

O bir bilim kadını. Elinde bize tanıttığı son projesi. Ama biz yaşlıyız, anlamıyoruz artık anlattıklarını. Bu andan önce de en az 12 kere daha anlatmış sistemin nasıl işlediğini. "Taaamam tamam" demiş ve geçiştirmişiz. En azından bunu yapabilmeyi hatırlıyoruz.

Ben süt içediğim için bükülmüşüm. Kardeşim gençlik yıllarında cok kahve tükettiği için kırışmış. Kızım ve onun nesli, bilinçli beslenme ve organik tarımın yükselmesi neticesinde, yaşlarını pek de göstermiyorlar. Sağlıklı beslenebiliyorlar.

Keşke daha yaşanabilir bir dünya kalsaydı da, şöyle torunumu sevebilseydim. İnsan istiyor artık, yaşım geçti.

Neydi ki o elindeki, bak unuttum gene...

8 yorum:

acemi aşçı dedi ki...

Kaç defa okudum bu yazıyı bilmiyorum...
Gittim geldim yine okudum.. Okurken kendimi çokca gülümserken yakaladım, bir de bir kaç damla yaşı silerken.
O kadar güzel yazmışsın ki Deniz. Ve resim/yazı öyle bütünleşmiş ki..
umarım bu yaşalra gelebilir, Bilge'nin bilim kadını, Mimi'nin kimbilir ne (onun hayalinin gerçekleşip prenses olamayacğı kesin de:)) olduğu günleri birlikte göreceğiz. Ve belki dolaptan çıkarttığımız tozlu laptoplarımızdan, kızlarımızın hafif alayçı kıkırdamalarını görmezden gelerek, onlara bugün bu yazıldıklarımızı göstereceğiz. Tabi ogünün teknolojisinde bu laptoplar hala çalışıyor olurlarsa:))
Sevgiler arkadaşım..
ipek

Deniz dedi ki...

Aaa niye Mimi'nin hayalini iptal ediyorsun :) Çeşitli ülkelerin kraliyet ailelerinde minik prensler büyüdüklerinde, kimlerle evlenecekler sanıyorsun :)) Ama ben eminim, Mimi prensi ile üniversitede burslu okurken tanışacak ve bütün kraliyet ailesi ona hayran kalacak :) Yazımı beğenmene çok sevindim, yazalı 2 yıl kadar oldu ama hâlâ ben bile bazen gülüyorum. En azından fotoğraftakiler babaanne ve anneanneme hakikaten benzedikleri için :)) Laptoplar gider handtop gelir diyecektim ama, şimdi bile cep telefonları bilgisayar olarak kullanılıyor. Teknolojiyi tüketim unsuru olmaktan çıkarıp, tamamen fayda amaçlı kullanacağımız günleri görmek umuduyla :) Sevgiler aksiyonsever arkadaşım!

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

denizim ,süper bir yazı bu ya...
hayal gücüne hayran oldum...
Allahım bunlar çok tatlı iki nine ,
ne güzel bir kurgu ile olaya damgayı vurmuşsun...
hiii bende süt içmeyi sevmiyorum,yoğurtta yeteri kadar yemiyorum ,artık beraber büklüm büklüm dolaşırız şekerim ikea koridorlarında....
aman allahım o kadar yaşarmıyız ki ...

Deniz dedi ki...

perilikoskum, nie yaşamayacakmışız? biz yaşamayacaz da kim yaşayacak bu enerjiyle :)) öptüm yanakcıklarından :D

beyhan dedi ki...

kabartma tozuna toplu yorum bırakma günüm bugün:

güzel yazmışsın denizcim. alternatif ve iyimser bir yaklaşım duymaya/okumaya ihtiyacım vardı.

peki sence insanoğlu o kadar akıllı mı? aklını kullanabilecek mi :(

Deniz dedi ki...

Beyhan akıllı olan kullanıyor, bazıları da kullandığını sanıyor. Sananlar çoğunlukta olduğundan da işte abidik gubidik işler çıkıyor ortaya

KURABİYE EVİ dedi ki...

Çok güzel yazmışsınız yüreginize saglık... Gelecek yılları düşünüpte tebessüm etmemek mümkün degil bir o kadarda hüzünlenmemek....sevgiyle kalın

Deniz dedi ki...

Sevgili Kurabiye Evi, ben felaketlerin geldiğinden emin olan ama salakça da olsa birilerinin elinde bunların önüne geçecek teknoloji ya da sistemlerin olduğundan eminim... Beğenmene sevindim, sevgiler :)