29.10.07

Bayram

"Başka bir aşk istemez, aşkınla çarpar kalbimiz/Ey vatan, göz yaşların dinsin, yetiştik çünkü biz." diye başlar Mülkiye Marşı.

Sözlerini Cemal Edhem Yeşil'in yazdığı marşın son dizesinden bir alıntı yapıyor ve Cumhuriyet Bayramınızı kutluyorum.

Sel durur, yangın söner elbette bir gün Ey Vatan,
Süslenir, oynar yarın, dün ağlayıp matem tutan,

Ey Vatan gözyaşlarin dinsin, yetiştik çünkü biz.

Fotoğraf Atatürkçü Düşünce Derneği web sayfasından.

22.10.07

yavrucuklar

Sakin, akıllı ve güçlü olmak gereken günler bunlar. Evlatlarımız, gencecik çocuklarımız... Davul zurnayla uğurladığımız yoldan dönüşlerinde, göz yaşlarıyla karşıladığımız yavrularımız... İnşallah gittiğiniz yerden bakıp da kızmazsınız bizlere... Ve siz son olursunuz...

15.10.07

blog action day - çevreye saygı

Dünyamız 4.5 milyar yaşında. Artık bizlerin de sayesinde kendini yenileme yeteneğini yitirdi yitirecek. Bizler saygısızca kullanıyoruz dünyanın bizlere sunduğu kaynakları. Fütursuzca kirletiyor, ardımıza bakmadan kullanılmaz hâle getiriyoruz. Hiç bitmeyecekmiş gibi sömürüyoruz.

Dünya devleri Kyoto'yu imzalasa mı imzalamasa mı, uygulasa mı uygulamasa mı diye düşünürken, bizlerden bireysel çaba göstermemiz bekleniyor. Arazi açmak için canım ormanlar yakılırken, fabrikaların zehirleri yeraltı sularına karışmak üzere varillerle toprağa gömülürken, pahalı olduğu için filtreler fabrika bacalarında geceleri kullanılmazken, bizlerin payına aşağıdaki önlemler düşüyor.

Evet, yıllardır suyumu boşa akıtmıyorum. Suyu ekonomik kullanmaya yarayan aparatlar kullanıyorum. Evet, elektiriği açık bırakmıyorum, her elektrikli aleti fişten çekiyor ya da düğmesinden kapatıyorum. Bunu yıllardır böyle yapıyorum.


Evet, kullanılabilir atıklarımı toplayıp poşetlerde biriktiriyorum. Belediyenin bu hizmeti başlamadan önce de kağıtlarımı ve camları ilgili kumbaralara atarak değerlendiriyordum. Dolu birer pet şişeyi rezarvuara yerleştirerek ayrıca rezervuar ayarını yaparak neredeyse yarı yarıya az su tüketimi sağlıyorum.

Şarj edilen piller, Adana kaçak pazarında satılmaya başladığından beri şarjlı piller kullanıyorum. Şarj edilmeyen tek kullanımlık pilleri, biriktirip özel kumbaralara atıyorum.

Bahçemi iki yıldan beri sulamıyorum. Bahçesini sulayarak hepimizi susuz günlere daha da yaklaştıran duyarsız, düşüncesiz ve bencil komşularımı ilgili kurumlara şikayet ediyorum.

Bütün bunları yapıyorum, çünkü herbiri küçük bir çocukken annem tarafından beynime kazınmış.

Rüzgâr ve güneş enerjisinin normalleştiği, fosil yakıtlarından, nükleer enerji ve kimyasal atıklardan uzak bir dünya hayal ediyorum. Çocuklarımız ve dünyamızın geleceği için...

blog action day - iyimser yaklaşım (50 yıl sonra)

Bu yazıyı birinci bloğumda yazmıştım. Fotoğraftakiler gerçekten babaannem ve anneanneme benzediği için çok sevmiştim. Fotoğrafı bulduğum yeri kaydetmediğim için sahibinden özür dilerim ve gelecekte dünyamızı çevreye ve üzerinde yaşayan tüm canlılara duyarlı kişilerin yönetmesini umarım.



Yıllaaaar geçmiş. Ben artık yakını göremez olmuşum. Gözlüklenmişim. Kardeşim de ben de halamızın nikahlarımızda hediye ettiği inci kolyelerimizi, yaşımızın gerektirdiği uzunluğa getirmişiz yıllar içinde. Ben ilerleyen yıllarla birlikte babaanneme benzemişim. Kardeşim daha çok anneannemin şeklini almış.

Dünya erimiş bitmiş fakat evlerin içi; tepkimelerle elde edilen yeni bir soğutma sistemi kullanıldığı için dışarıdan daha serin ve yaşanılabilir. Gene de, bizim bir alt kuşağımız (indigo) akıllı davranmış ve küresel felaketin etkilerini yaşayacak insan sayısını minimum tutma konusunda elinden geleni yapmış. Yani torunum yok. Kızım benden akıllı.

O bir bilim kadını. Elinde bize tanıttığı son projesi. Ama biz yaşlıyız, anlamıyoruz artık anlattıklarını. Bu andan önce de en az 12 kere daha anlatmış sistemin nasıl işlediğini. "Taaamam tamam" demiş ve geçiştirmişiz. En azından bunu yapabilmeyi hatırlıyoruz.

Ben süt içediğim için bükülmüşüm. Kardeşim gençlik yıllarında cok kahve tükettiği için kırışmış. Kızım ve onun nesli, bilinçli beslenme ve organik tarımın yükselmesi neticesinde, yaşlarını pek de göstermiyorlar. Sağlıklı beslenebiliyorlar.

Keşke daha yaşanabilir bir dünya kalsaydı da, şöyle torunumu sevebilseydim. İnsan istiyor artık, yaşım geçti.

Neydi ki o elindeki, bak unuttum gene...

10.10.07

be a part of Bursa IKEA team >:(


Dear IKEA,

4. Mağazanı Bursa'ya açıyor olmana şaşıyor, bu kararı ne gibi araştırma sonucu verdiğini öğrenmek istiyorum. Acaba Bursa'nın İnegöl Köftesini mi tahtından indirmeye gidiyorsun İsveç Köftenle yoksa şehrin mobilya konusundaki şöhretini mi gölgelemeye...

Gelsen de benden bu kadar, beni yalancı çıkardın buralarda. Gayri bıraktım yakanı, ne hâlin varsa gör :)

Fotoğraf, 7 Ekim pazar günkü Hürriyet IK ekinden.

5.10.07

sonbahar ağacı

Bilge'nin okulu her gün yapılan etkinlikleri girişte sergiliyor. Dün de sınıfımızın etkinliği "Sonbahar Ağacı" imiş. Okul bahçesinden kuru yapraklar toplanmış, kuru dallardan ağaç yapılmış ve "yaprak dökmüş ağaç efekti" verilmiş:) Üzerine, Sakine öğretmenin öğrencilerine sorduğu "Sonbahar mevsimi ile ilgili düşünceleri" yazılmış.

BARTU : Yapraklar sararıyor.
EGE : Yapraklar dökülüyor.
EZGİ : Göçmen kuşlar uzak ülkelere gidiyor.
İDA : Yağmurlar yağıyor.
ELİS : Nar, mandalina çıkıyor.
BORA : Hırka giyiniyoruz.
NAZLI : Uzun kollu giyiniyoruz.
BİLGE : İçimize atlet giymek zorunda kalıyoruz.
HAKAN : Havalar soğuyor.
BERİL : Çiçeklerin rüzgarda yaprakları dökülüyor.
EREN : Uçurtma uçuruyoruz.
DORUK : Okula gelirken çok soğuk hissediyorum.