23.6.07

oyuncaklar


Bilge, abisini pek sever. Her gittiği yerde unutmadan anlatır. "Benim abim var ama annemin karnından çıkmadı." der. İlk duyan önce bir şaşırır, acaba bu abi de kim diye düşünür. Sonra ben "Komşumuzun oğlu" derim de, olay aydınlanır.
İkea'nın açıldığı sene annesi abiye tahta tren seti almıştı. Bilge de abisiyle oynamış ve "Anneciğim bana da alır mısın?" diye tüm kibarlığıyla sormuştu. Geçen yaz İzmir'de İkea'ya girer girmez ilk tren setine yönelmiştim. Ancak olaylar şöyle gelişmişti. Şimdi sever mi, görse gene ister mi bilmiyorum. Treni bulamayınca dedesi ona yukarıdaki kediden almıştı. Tüyleri gerçekten de yumuşacık bu kedi treni anımsattığı için olmalı, ortadan kayboldu :)
Bugün Bilge hasta oldu, ateşi çıktı. Az önce düştü. Sürekli ateş ölçmekten, gerilmekten, uykusuzluktan çatlamak üzereyken bir de Tefal buhar makinesi bozuldu. Bu ikinci bozuluşu ve gerçekten ihtiyacım olan ikinci gündü. Hani herşeyi düşünüyordun Tefal? Sevgili Gorki'nin eşi, Fransız malları ile ilgili düşüncelerinde kesinlikle haklı...

5 yorum:

gezicini dedi ki...

sevgili Deniz
oncelikle cok cok gecmis olsun. insallah cabucak iyilesir.
fransız malları konusuna gelince, esim uzun yıllar Arcelikte calısan bir muhendis oldugu icin oncelikle Arcelik urunleri diyor. ama kucuk ev aletleri konusunda sanıyorum farklı markalar daha iyi. bosch,braun veya yerli markalardan da iyi olanlar var. yani ben de fransız malı almayalım, alternatifleri degerlendirelim diyorum.
sevgilerimle
gorki

fikriminincegülü dedi ki...

Uğurböcükünün iyi ateşinin düşmesine sevindim. Allah şifa versin bebeciğine. Öpüver teyzesinin yerine de.

Benim yavrular, oyuncak yaşını geçtiler. E ben de geçmek üzere sayılırım.:)) Ama, bunlar çok şeker ya.:) Fransız mallarını bilmem valla. Ben Türk markasından şaşmam abi. Geri kafalıyım bu konuda ne yapayım.:)

Deniz dedi ki...

Gorkiciğim, teşekkür ederim. Eşinle aynı fikirde olmalıyız ki, beyaz eşyalarımızın üçü ile televizyonumuz Arçelik. Gerçi tv taşınırken kırıldığı için değişti ama, gene de klasik bir Türk ailesiyiz Arçelikçi... Buhar makinesini alalı 3 yıl oldu, şimdi çeşitli ebatlarda ve fiyatlarda pek çok seçenek var. O zaman pek yoktu. Önce bozuldu, garantisinden dolayı yenisini verdiler. İşte bugün de o bozuldu. Sonuçta her dakika çalışan bir alet değil. Bir daha da çöpünden almam! :)

Fikrimincim, öbür blogda da yazdım, düşüyor çıkıyor... Ama yarına geçer herhalde ilaçları alınca rahat eder o. Sen hiç "Beni doktora götürün anneeee!" diye ağlayan bir çocuk gördün mü? Bize elletmez kendini, illa doktor bakacak. Böyle de bir cins. Bir de geri kafalı değilsin. Yerli malı kullanmalı.

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

İpek'de hasta ,parkta çılgınlar gibi koşup oynayıp terleyip şifayı kaptı..ilaca başladık,bilgeciğimde ennn kısa zamanda iyileşsin...

Deniz dedi ki...

Teşekkür ederim periliköşküm, Bugün düne göre daha iyi. İpekciğime de geçmiş olsun. Biz hasta olsak onların yerine diyoruz yazık kuzucuklara... Bir önceki hastalığında 1 kilo zayıflamıştı, bizim de rüzgardan oldu. Sanırım ileride atletizmle uğraşacak, zira yürümek yok, her türlü noktaya koşarak gidiyor.. Bir de İpek ile Zeynebin de maaşallah saçlar gür, bizde de öyle. Kuruması bir dert, terlemesi çok kolay. Kestirsem kısa, o zaman da gene terlemeyecek mi? Amaan ne bileyim işte :) Geçmiş olsun yeniden, acil şifalar dilerim :*